Yapı Kredi Kültür Sanat, yeni programında izleyicileri geçmiş ve hafıza üzerine düşündüren bir soruyla karşılıyor: “Baharın Kokusunu Hatırlıyor musun?”
Mekânın farklı köşelerine yayılan ve adeta çatlaklardan sızan bir anlatım diliyle kurgulanan program, geçmişin nasıl hatırlandığı ve aktarıldığı üzerine yoğunlaşıyor. Radio Alhara, Basma Alsharif, Levani, Ceren Oykut, Sara Rajaei, Özlem Sarıyıldız ve Viron Erol Vert’in işlerinin buluştuğu sergiye, Onur Karaoğlu, Tanja Ostojić, Tuğçe Ulugün Tuna, Gülhatun Yıldırım ve Mk Yurttaş’ın dahil olduğu performans serisi eşlik ediyor. Bu seride kişisel hafızanın, resmî tarih anlatısına alternatif sunma biçimleri öne çıkarılıyor.
Program, kişisel arşivler, sözlü tarih, aile anıları ve kimi zaman kurmaca, kimi zaman gerçek hikâyeler üzerinden şekilleniyor. Küratörlüğünü Yapı Kredi Galeri Direktörü Didem Yazıcı ve küratör Zehra Begüm Kışla üstleniyor.
Yapı Kredi Kültür Sanat’ın girişindeki YKY Kitabevi ve Frankeştayn Kitabevi’ne de yayılan program, Performİstanbul iş birliğiyle hazırlanan performanslara ev sahipliği yapıyor. Hafıza odalarını ziyaret etmeye davet eden bu işler, farklı anlatı ihtimallerini görünür kılıyor.
Öne çıkan eserlerden bazıları:
-
Özlem Sarıyıldız’ın De Te Fabula Narratur (2022) adlı yerleştirmesi, göçmenlerden duyduğu cümleleri mekâna taşıyor. Bunlardan biri olan “Baharın kokusunu hatırlıyor musun?” programın ana çerçevesini oluşturuyor.
-
Sara Rajaei’nin Şairler Kenti (2024) videosu, bir ailenin fotoğraf arşivinden yola çıkarak önce şair, sonra asker isimleriyle anılan yarı ütopik bir şehir kurguluyor.
-
Basma Alsharif’in Yeni Evlerimizde Rahat (2017) işi, başlangıç ile sonun iç içe geçtiği beş kısa hikâyeden kesitler sunuyor.
-
Viron Erol Vert’in Mor Odada Doğmuş (2021) videosu, Sebat Apartmanı’nı animasyonla yeniden ziyaret ederken hem kişisel hem kentsel hafızayı sorguluyor.
-
Ceren Oykut’un Ne-Yer Haritası (2022) çizimleri, göç hikâyelerinden doğan ritüelleri hayali bir dil üzerinden aktarıyor.
-
Levani’nin a spell: xvi. tower (2023) videosu, Empire State Binası’na yansıyan gün batımını günlük kayıtlarla edebi metinlerle birleştiriyor.
Programın bir diğer ayağında, 2020’den bu yana Beytüllahim’den yayın yapan Radio Alhara, Yapı Kredi Kültür Sanat merdivenlerine ses ve müziği taşıyor. Katılımcılar, müziği işitsel bir özgürleşme aracı olarak deneyimlemeye davet ediliyor.
Ayrıca Gülhatun Yıldırım’ın Tıpkı Eskisi Gibi adlı performansı da yeniden sahneleniyor. Sanatçının 2015’te İstiklal Caddesi’nde geriye doğru yürüdüğü performansı belgelemiş olan bu iş, aradan geçen on yıl sonra tekrar izleyiciyle buluşuyor.