“Şeytanın Tangosu” ve “Torino Atı” başta olmak üzere pek çok unutulmaz filme imza atan usta yönetmen, 70 yaşında yaşamını yitirdi.
Sinema tarihinde kendine has anlatımı ve uzun planlarıyla özel bir yer edinen Tarr; “Karhozat”, “Karanlık Armoniler”, “Londra’daki Adam” ve “Torino Atı” gibi yapımlarla Macar film kültürünün simge isimlerinden biri haline geldi. Özellikle 438 dakikalık “Şeytanın Tangosu”, ona uluslararası alanda büyük bir ün kazandırdı.
Kariyeri boyunca birçok prestijli ödüle layık görülen Béla Tarr’ın 2000 yapımı “Karanlık Armoniler” filmi Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterildi. 2011’de çektiği “Torino Atı” ise Berlinale’de Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü ve FIPRESCI Ödülü’nü kazandı. Aynı yıl 30. İstanbul Film Festivali’nde Sinema Onur Ödülü ile onurlandırıldı.
“Torino Atı”ndan sonra uzun metraj film çekmeyi bıraktığını açıklayan Tarr, sinemaya bu kez eğitmen kimliğiyle katkı sundu. 2012’de Saraybosna’da film.factory okulunu kuran yönetmen, dünyanın farklı ülkelerinde atölye çalışmaları düzenleyerek genç sinemacılara yol gösterdi.
Usta yönetmen; 2022 Kahire Film Festivali’nde, 2023 Avrupa Film Ödülleri’nde ve 37. Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü. Béla Tarr, ardında derin izler bırakan filmleri ve sinemaya kazandırdığı özgün bakışıyla hatırlanacak.