24 Ekim 2026, Cumartesi --°

Türkiye'nin Kültür Sanat Portalı

Piyasalar
Dolar 49,7746 Euro 55,8683 Sterlin 66,6848 Gram Altın 6.384,76 Çeyrek Altın 10.560,44 Cumhuriyet Altını 43.484,00
Kültür-Sanat

Alpay ve Soner Olgun’un Ardından Müzik Dünyasının Kayıpları

Beyoğlu Postası · 22 Ekim 2026 · Haber Saati: 06:23 · 2 dk okuma
Alpay ve Soner Olgun'un Ardından Müzik Dünyasının Kayıpları
Paylaş:
Beyoğlu Postası'nı Google'da tercih edilen kaynak olarak ekle.

1980'li yıllarda Ankara'daki Karpiç Bar'da başlayan ve sonrasında televizyon programlarıyla devam eden dostluklar, Türk müziğinin iki önemli isminin vefatıyla hüzünlü bir döneme evrildi. 91 yaşında hayatını kaybeden Alpay ile özgün kişiliği ve güçlü dostluk bağlarıyla tanınan Soner Olgun, sanat dünyasında bıraktıkları izlerle anılıyor.

Müzik kariyerinden önce Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği'nde oynayan, 16 yaşında Genç Milli Takım'da forma giyen Alpay, babasının isteği ve derslerinin kötüye gitmesi nedeniyle 18 yaşında futboldan koparak hukuk eğitimine yönelmişti. "Türkiye'nin Julio İglesiası" olarak da anılan sanatçı, kadife ses rengi ve duygusal yorumunun yanı sıra Real Madrid altyapısında oynarken geçirdiği kaza sonrasında futbolu bırakıp hukuk okuyan Julio İglesias ile benzer bir yaşam öyküsüne sahipti. 1970 yılında Bora Ayanoğlu'nun söz ve müziğini yaptığı "Fabrika Kızı" şarkısıyla işçi sınıfının sorunlarını pop müziğe taşıyan Alpay, aranjmanların ağırlıkta olduğu o dönemde müziğe yepyeni bir soluk kazandırmıştı.

Alpay'ın vefatının ardından Soner Olgun'un da yaşamını yitirmesi müzik camiasında derin bir sarsıntı yarattı. 1980'li yılların sonunda Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Boom dergisi ile tanınan Soner Olgun, magazinallerden uzak, akademik yaklaşımlı röportajlarıyla 90'lı yıllara damga vurmuştu. 1991 yılında Kadir Çöpdemir'in gerçekleştirdiği söyleşi ile yolları kesişen yazar, sonrasında profesyonel müzik hayatına adım atmıştı.

Hayatın merkezine başarı ve maddiyat yerine mutluluğu koyan, özü sözü bir sanatçı olarak bilinen Soner Olgun, hastalığının ilerleyen dönemlerinde düzenlenen ve aslında bir veda yemeği niteliği taşıyan özel gecede bile fıkralar anlatıp gelen dostlarıyla tek tek ilgilenmişti. Muhsin Ertuğrul'daki anma töreninde Oruç Aruoba'nın "Ölümle sona eren yaşamın kendisidir anlamı değil" sözleriyle anılan Olgun, sanatçı dostları ve arkadaşları tarafından unutulmaz hatıralarla yâd edildi.

Kaynak: Birgün

Beyoğlu Postası'nı Google'da tercih edilen kaynak olarak ekle.
İlginizi Çekebilir