Türkiye’de çağdaş seramiğin öncülerinden ve “ilk kadın seramik sanatçısı” unvanının sahibi Füreya Koral’ın vefatının üzerinden 28 yıl geçti.
12 Haziran 1910’da İstanbul Büyükada’da dünyaya gelen Koral, köklü Şakir Paşa ailesinin bir ferdi olarak sanatla iç içe bir çevrede büyüdü. Teyzeleri ressam Fahrünnisa Zeyd ve Aliye Berger, dayısı ise “Halikarnas Balıkçısı” Cevat Şakir Kabaağaçlı’ydı. Genç yaşta felsefe eğitimi alan Koral, aynı zamanda keman dersleri alarak sanatla bağını güçlendirdi.
1935’te milletvekili Kılıç Ali ile evlendikten sonra Ankara’ya yerleşen sanatçı, bu dönemde Atatürk’ün yakın çevresinde de bulundu. Sanata ilgisini yazılar ve çevirilerle sürdüren Koral, 1945’te verem teşhisi alarak İsviçre’de uzun bir tedavi sürecine girdi. Bu süreç, onun hayatındaki dönüm noktası oldu. Teyzesi Fahrünnisa Zeyd’in teşvikiyle eline aldığı seramik aletleri, kısa süre sonra büyük bir sanat yolculuğunun başlangıcına dönüştü.
Paris’te eğitimini ilerleten Koral, 1951’de hem Paris’te hem de İstanbul’da açtığı sergilerle sanat çevrelerinin dikkatini çekti. Türkiye’ye dönüşünde Şakir Paşa Apartmanı’nda kurduğu atölyesi, yalnızca kendi üretimlerinin değil, Alev Ebuzziya’dan Candeğer Furtun’a kadar pek çok genç sanatçının da yetiştiği bir merkez haline geldi.
Füreya Koral, seramiği yalnızca bir el sanatı olarak değil, mimari bir unsur olarak da değerlendirdi. Ankara Ulus Çarşısı, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı, Ziraat Bankası ve Divan Oteli için ürettiği büyük panolar, onun sanat anlayışının en güçlü örnekleri arasında yer aldı. Anadolu kültüründen beslenen eserleriyle soyut ve somut anlatımı birleştiren Koral, seramiğe yepyeni bir bakış açısı kazandırdı.
Uluslararası sergilerde altın ve gümüş madalyalar kazanan sanatçı, Türkiye’de de Kültür Bakanlığı Özel Ödülü ve Sedat Simavi Vakfı Plastik Sanatlar Ödülü’ne değer görüldü. Onun hayatı ve sanatı, Ayşe Kulin’in kaleme aldığı “Füreya” romanıyla ölümsüzleştirildi.
Füreya Koral, 25 Ağustos 1997’de, 87 yaşında İstanbul’da hayata veda etti. Ancak ardında bıraktığı eserler ve yetiştirdiği sanatçılarla, Türk seramik sanatının yolunu aydınlatmaya devam ediyor.