30 Ekim 2026, Cuma --°

Türkiye'nin Kültür Sanat Portalı

Piyasalar
Dolar 49,9506 Euro 55,7797 Sterlin 66,9685 Gram Altın 6.290,28 Çeyrek Altın 10.274,06 Cumhuriyet Altını 42.398,00
Kültür-Sanat

Sabancı Ailesi Demirci’de 65 Yıldır Aynı Atölyede Çan Dövüyor

Beyoğlu Postası · 20 Aralık 2025 · Haber Saati: 14:31 · Güncelleme Saati: 14:32 · 3 dk okuma
Paylaş:
Beyoğlu Postası'nı Google'da tercih edilen kaynak olarak ekle.

Manisa’nın Demirci ilçesinde, çekiç sesleri yarım asrı aşkın süredir hiç susmuyor. Henüz çocuk yaşlarda babasının yanında mesleğe adım atan 76 yaşındaki çan ustası Mustafa Sabancı, tam 65 yıldır aynı atölyede geleneksel yöntemlerle üretim yapmayı sürdürüyor.

Demirci’nin simgeleri arasında yer alan çan yapımı, usta ellerde bir zanaattan öte kültürel bir mirasa dönüşmüş durumda. Bu mirasın önemli temsilcilerinden biri olan Mustafa Sabancı, 1960 yılında babası Mahmut Sabancı’dan devraldığı mesleği, bugün kendi oğluna aktarmanın gururunu yaşıyor.

Üç yıl önce hayatını kaybeden babasıyla yıllarca omuz omuza çalışan Sabancı, artık oğlu Mahmut Sabancı ile aynı tezgâhın başında sacı şekillendiriyor. Küçük ve mütevazı atölyede, geçmişle gelecek arasında sessiz ama güçlü bir bağ kuruluyor.

“Bu iş sabır ister, emek ister” diyen Mustafa Sabancı, çan yapımında geleneksel yöntemlerden asla vazgeçmediklerini vurguluyor. Her bir çanın ısıtma, dövme, şekillendirme ve ses ayarı gibi titizlik gerektiren aşamalardan geçtiğini belirten Sabancı, el işçiliğinin üretimin her adımında vazgeçilmez olduğunu söylüyor.

Hayvancılığın yaygın olduğu bölgelerde Demirci çanlarının özellikle tercih edildiğini ifade eden Sabancı, ürünlerin Türkiye’nin pek çok iline gönderildiğini, ayrıca Yunanistan ve Bulgaristan’a da ulaştığını aktarıyor.

Mesleğe olan ilginin giderek azaldığını dile getiren usta çancı, çancılığın yok olmaması gerektiğinin altını çiziyor. Kullanılan yöntemin her yerde bilinmediğini belirten Sabancı, süreci şöyle anlatıyor:
“Hazırladığımız çamurun içine sarı pirinç katarız. Ocakta tavını verdiğimiz çanı yaklaşık 400 dereceyi bulan kömürün içinden çıkarırız. Rengini alması için suya sokarız, altın sarısı olur. Soğuduktan sonra ses ayarı yapılır, dili takılır ve çan tamamlanır. Tüm bunları örs ve çekiçle yaparız. Bu aletler bizim için altın kadar kıymetlidir.”

Üçüncü kuşak çan ustası Mahmut Sabancı ise dededen babaya uzanan bu mesleği sürdürmenin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu söylüyor. Çan yapımının zahmetli ve detaylı bir süreç olduğunu belirten Sabancı, sacın kesilmesiyle başlayan üretimin, şekillendirme, birleştirme, ocak ve ses ayarı aşamalarının ardından tamamlandığını ifade ediyor.

Demirci’de bir atölyeden yükselen çan sesleri, sadece hayvan sürülerine değil, üç kuşaktır süren bir emeğin ve geleneğin hikâyesine de eşlik ediyor.

Kaynak: AA

Beyoğlu Postası'nı Google'da tercih edilen kaynak olarak ekle.
İlginizi Çekebilir