Derya Baykal: “Ferhan Şensoy’dan Çok Şey Öğrendim”

Beyoğlu Postası

Oyunculuk kariyerinde Ferhan Şensoy’dan Adile Naşit’e, Ayşen Gruda’dan Şener Şen’e kadar Türk tiyatro ve sinemasının pek çok değerli ismiyle aynı sahneyi paylaşan, dublajdan televizyon programcılığına uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan Derya Baykal, meslek yolculuğunu ve ustalarından öğrendiklerini anlattı.
Baykal, “Klasik oyunculuk eğitimi almış biriyim ama espriyi doğru aktarabilmeyi, özel tiyatronun ne kadar emek gerektirdiğini Ferhan’dan öğrendim.” ifadelerini kullandı.

Sanat hayatına TRT radyosunda “Çocuk Saati” programıyla başlayan Baykal, Devlet Tiyatrosu yıllarını, Hababam Sınıfı’ndaki deneyimlerini, Ortaoyuncular’daki dönemini ve televizyon ekranındaki dönüşünü AA muhabirine anlattı.

“Canlı yayın bana iyi geliyor”

Uzun bir aranın ardından yeniden ekranlara dönen Baykal, TYT Türk’te sunduğu üç saatlik canlı yayın programına alışkın olduğunu belirtti.
“Pandemiden sonra ara vermek zorunda kaldım. Diyabetim olduğu için çok endişelendim ama küçük bir nezle gibi atlattım. Çalışmayınca mutsuz oluyordum. Şimdi yeniden üretmek, seyirciyle buluşmak bana çok iyi geliyor.” dedi.

“Kadını güçlendiren her şeyi programımda yaşatıyorum”

“Derya Baykal ile Hayata Dair” programının içeriğinin tamamen kendi ilgi alanlarından beslendiğini söyleyen Baykal, kadınların üretimine verdiği önemi şöyle açıkladı:
“Şef de olabilir, örgü de örebilir… Yaptıkları hobilerle hem kendilerine hem aile bütçesine katkı sağlayan, yaptıklarını paylaşarak başkalarına ilham veren kadınlar benim için çok kıymetli. Programda tüm birikimlerimi onlarla paylaşıyorum.”

“Birikimlerimi saklamıyorum, anlatıyorum”

Annelikten oyunculuğa, seslendirmecilikten televizyonculuğa uzanan kariyerinde biriktirdiklerini paylaşmanın kendisini beslediğini vurgulayan Baykal, “Derya’nın Hikayesi” başlığı altında yaşadıklarını seyirciyle buluşturduğunu söyledi.

TRT’den konservatuvara: Yolun başı

Çocuk yaşta girdiği TRT’nin hayatını değiştirdiğini aktaran Baykal, Radyo Tiyatrosu’nda Macide Tanır’dan Tomris Oğuzalp’e, Kerim Afşar’dan Rüştü Asyalı’ya kadar pek çok usta isimle çalışmanın kendisi için büyük şans olduğunu ifade etti.
Konservatuvara giriş hikâyesini de paylaştı: İlk arkadaşının Zuhal Olcay olduğunu, 14 yaşında başladığı eğitimle tiyatronun merkezine adım attığını anlattı.

Tiyatro ve dublaj yılları

Devlet Tiyatrosunda dokuz yıl görev yapan Baykal, Willy Russell’ın “Rita” oyunuyla “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldığını hatırlattı.
Dublajda ise Sezai Aydın başta olmak üzere dönemin birçok büyük ustasıyla aynı stüdyoda çalıştığını, klasik filmlerden çok beslendiğini söyledi.

Hababam Sınıfı ve tanınma dönemi

Adile Naşit, Münir Özkul, Şener Şen ve Kemal Sunal gibi isimlerle “Hababam Sınıfı” kadrosunda yer almasının kariyerinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Baykal, Ankara’dan İstanbul’a uzanan yolculuğunda art arda gelen projelerle geniş kitlelerce tanındığını ifade etti.

“Ferhan Şensoy ile tanışmamız bir tempo işiydi”

Ortaoyuncular ile yollarının kesişmesini anlatan Baykal, Ferhan Şensoy’un kendisine ilk olarak “Bir Bilen” filmiyle geldiğini aktardı.
“Set ile sunuculuk arasında koşturduğum çok yoğun bir dönemdi. Ferhan’la çalışınca kopamadık. Sonra ‘Muzır Müzikal’ geldi. Tiyatro yanınca o ‘Ferhangi Şeyler’e başladı. Çok üretken, çok büyük bir ustaydı.” dedi.

“Hem hayatımda hem mesleğimde iz bıraktı”

Şensoy’un kaybının ailece derin bir eksiklik yarattığını söyleyen Baykal, ondan öğrendiklerini şöyle özetledi:
“Özel tiyatronun ne demek olduğunu, esprinin nasıl ‘satılacağını’, sahnedeki disiplinin değerini ondan öğrendim. Birlikte yaşadığımız bir sevgi, bir yol arkadaşlığı vardı. Çocuklarım da onun yolunu sürdürüyor. Ben de hep yanlarındayım.”

Ortaoyuncuların geleceği

Şensoy’un çocuklarının tiyatroyu yaşatma çabasını çok değerli bulduğunu dile getiren Baykal, “Ortaoyuncular’ın hem bina olarak hem kültürel miras olarak ayakta kalması Türk tiyatrosu için çok önemli.” dedi.

“Dijital dünya bize sonradan öğretildi ama öğrendik”

Radyo döneminden bugüne iletişim teknolojilerinin tüm evrelerini deneyimlediğini söyleyen Baykal, sosyal medyayı aktif kullandığını belirterek, “Öğrenmek bitmiyor.” dedi.
Yapay zekâyı da günlük hayatında sıkça kullandığını söyleyerek gülümsedi: “Her şeyi soruyorum, program tasarımından görsellere kadar…”

Yeni filmi: ‘Aşkın Dünkü Çocukları’

Son olarak “Aşkın Dünkü Çocukları” adlı sinema filminde rol aldığını belirten Derya Baykal, çekimlerin Ünye’de gerçekleştiğini ve hem şehrin hem insanların kendisine büyük bir sıcaklıkla yaklaştığını anlattı.