Ünlü tarihçi ve yazar İlber Ortaylı, Türkiye’nin en önemli tarihi ve doğal rotalarından biri olan Likya Yolu üzerine yaptığı değerlendirmede, bölgenin kontrolsüz turizm ve yerleşim baskısı altında olduğunu vurguladı.
Ortaylı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Antalya’nın Adrasan ile Muğla’nın Ölüdeniz arasındaki bölgeyi kapsayan bu eşsiz yürüyüş yolunun, antik çağlardan günümüze uzanan önemli bir kültürel miras olduğuna dikkat çekti. Ancak, son yıllarda yoğun turizm faaliyetleri ve hızlı yerleşimin bölgeyi tehdit ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Antalya’nın doğu sahillerini, Belek’i yok eden kitle turizmi ve devasa oteller sahilleri kapatmışken, aynı eğilimin Likya’ya da yönelmesini engellemek gerekiyor. Tabiat dostlarının uyarılarına kulak verilmiyor, bölgeye zarar verecek adımlar atılıyor.”
Ortaylı, Likya’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda antik dünyadaki özgün yeriyle de korunmaya değer olduğunu vurguladı. Bölgenin MÖ 3000’lere uzanan kalıntıları ve Patara’daki tarihi parlamento yapısıyla dikkat çektiğini, bunun da Likya’yı klasik dünyada eşsiz kıldığını söyledi.
Yaklaşık 500 kilometrelik Likya Yolu’nun, Akdeniz’in en görkemli manzaralarına ev sahipliği yaptığını belirten Ortaylı, yürüyüş yolunun motorlu araçlara kapatılması gerektiğini savunarak, “Burası insanların tarih ve doğa ile baş başa kalacağı bir alan olmalı” dedi.
Ortaylı, bölgenin korunması için hem idari düzenlemelerin hem de bilinçli bir vatandaş duyarlılığının şart olduğunu vurgulayarak uyarısını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye tarihinin en yoğun izlerini taşıyan bu eşsiz coğrafya, ancak istisnai kurallar, dikkatli bir yönetim ve şuurlu bir toplum sayesinde ayakta kalabilir.”